Altılı Masa’nın Anayasa değişikliği teklifi açıklandı 

Altılı Masa’da yer alan siyasi partilerin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” için Anayasa değişikliği teklifi açıklandı. 

“Bir toplumsal sözleşme taslağı” olarak hazırlanan teklif 1982 Anayasası’nın 84 maddesinde ve 9 bölüm başlığı, alt başlık ve madde başlığında yapılması öngörülen değişiklik önerisinden oluşuyor. 

Genel gerekçede, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yürütme gücünün tamamını Cumhurbaşkanına sunmak yanında yasama organını zayıflatmış; yargının kontrolünü Cumhurbaşkanına sunmuştur. Böylece devletin birbirinden ayrı olması ve birbirini denetlemesi gereken üç temel fonksiyonunu tek bir kişinin iradesine bağlı hale getiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, hukuk devletinin aşınmasına, anayasal hak ve hürriyetlerin tamamının güvencesiz kalmasına yol açmıştır” deniliyor. 

Sunulan düzenlemelerin bir “model olmadığı” belirtilen gerekçede Kanun-i Esasi’nin kabulünden bu yana benimsenen ve “yerleşen parlamenter geleneğe uygun olarak Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçilmesi bu sisteminin siyasi ve sosyal hayatımızda açtığı hasarları aşma yolunda önemli bir adım” olarak tanımlanıyor. 

Yürütme Bakanlar Kurulu’da

Partisiz ve tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı öngörülen gerekçede, “Yürütme alanındaki asıl yetkiler, parlamentarizmin doğasına uygun olarak Bakanlar Kuruluna ait olacaktır. 

Bakanlar Kurulu, izlediği politikalardan dolayı parlamentoya karşı kolektif olarak sorumlu kılınabilecektir” ifadesine yer veriliyor. 

Kanunları veto yetkisi kaldırılıyor 

TBMM’nin kabul ettiği kanunlar üzerinde Cumhurbaşkanına tanınan veto yetkisi kaldırılıyor. Böylece Cumhurbaşkanı, Meclisin kabul ettiği kanunları, evvelce olduğu gibi bir defaya mahsus olmak üzere TBMM’ye iade edebilecek, Meclis iade edilen kanunu, dilerse basit çoğunlukla aynen kabul edebilecek. 

Bütçeye etkili denetim

Hükümetlerin hazırladıkları bütçe kanun teklifleri Meclis tarafından kabul edilmedikçe yürürlüğe girememesi esası benimseniyor. 

Hükümetlerin politikalarını Bütçe Kanununun sınırlarına uygun olarak yürütmelerini sağlamak amacıyla Kesinhesap Kanunu etkili bir denetim aracı haline getirilmesi öngörülüyor. 

“Yargılama sürecinin temel unsurlarından biri olan savunma makamı, ilk defa, bir anayasa hükmüyle düzenlenerek bu makamın iddia makamıyla eşit bir statüye” kavuşturuluyor.  

AYM’nin yapısı güçlendiriliyor

Hâkimler ve Savcılar Kurulu, “Hakimler Kurulu” ve “Savcılar Kurulu” şeklinde iki ayrı organ olarak düzenleniyor. 

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) üye kompozisyonu, üyelerinin seçiminde izlenen yöntem, çalışma usulleri, sahip olduğu yetkiler yeniden düzenleniyor.  Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı artırılıyor, halen iki daire ve bir Genel Kurul halinde çalışan Mahkemenin dört daire ve bir Genel Kurul halinde çalışması öngörülüyor. 

YSK’da itiraz denetimi

Yüksek Seçim Kurulu, yerine getirdiği işleve uygun olarak Anayasamızın yüksek mahkemeleri düzenleyen bölümüne aktarılıyor, iki daire ve bir Genel Kurul halinde çalışması öngörülüyor. 

Yüksek Seçim Kurulu’nun seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarına ilişkin verdiği kararların, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvurulara konu olması sağlanıyor. 

Anayasanın, 13. maddesine “Hürriyet esas, sınırlama istisnadır. Tereddüt halinde yorum hürriyet lehine yapılır” hükmü ekleniyor. Bununla “anayasa düzenine hürriyetçi bir felsefenin hâkim olması”nın amaçlandığı belirtiliyor. İfade hürriyetiyle bundan doğan basın hürriyeti gibi hürriyetlere daha güçlü güvenceler getiriliyor. 

Açıklanan metin ana hatlarıyla şöyle:

-“Yürütme görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak yerine getirilecek.” 

-Anayasanın ikinci bölümünün “Temel haklar ve ödevler” şeklindeki başlığının “Temel haklar ve hürriyetler” olarak değiştirilmesi öngörülüyor. 

-Bu kapsamda, 12. maddenin başlığı ” İnsan onuru, temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü” olarak düzenleniyor. 

-Anayasa’nın 13. maddesindeki “sınırlandırma” ifadesi kaldırılarak başlığı ise “Temel hak ve hürriyetlerin üstünlüğü” olarak düzenlenerek, “Hürriyet esas, sınırlama istisnadır. Tereddüt halinde yorum hürriyet lehine yapılır” kuralı getiriliyor. 

-Anayasanın 25. Maddesinin başlığı “Düşünce, kanaat ve ifade hürriyeti” olarak değiştiriliyor ve “Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle suçlanamaz ve ayrımcılığa tabi tutulamaz” ilkesi hüküm altına alınıyor. 

Basın hürriyeti

-“Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz” kuralı getiriliyor. Devletin, basın ve haber alma hürriyetlerinin kullanılmasını, kamuoyunun serbestçe oluşmasını ve medyada çoğulculuğu sağlayacak tedbirleri alması” ilkesi benimseniyor. 

-Basın hürriyetinin kullanılması; millî güvenlik, kamu düzeni, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, Devlet sırrı olarak kanunla düzenlenmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret ve haklarının korunması sebepleriyle sınırlanabilecek.

-Bu sınırlama hakim kararıyla olacak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla önlenebilir. Ancak bu karar yirmi dört saat içinde yetkili hâkime sunulacak. Hâkim bu kararı, alınmasından itibaren kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı kendiliğinden kalkacak.  (Madde: 28)

-Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamayacak. Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterli olacak. 

-Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir ilkesi benimseniyor. “Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz” kuralı getiriliyor.  (Madda: 29)

-“Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin şöhret ve haklarına dokunulması hallerinde tanınması” öngörülüyor. 

Sosyal ve ekonomik haklar ve hürriyetler

-Ücüncü Bölüm başlığındaki “ödevler” ifadesi “hürriyet” düzenleniyor başlık ve “sosyal ve ekonomik hak ve hürriyetler’ olarak değiştiriliyor. 

-“Sağlık, çevre ve konut” alt başlığı “Sağlık, çevre, hayvan hakları ve konut” olarak değiştiriliyor. 

-“Çevre ve hayvan hakları” bir alt başlık halinde düzenleniyor ve hayvan hakları bu kapsamda “Devlet doğal hayatı ve hayvanları korur. Hayvanlara yönelik eziyet ve kötü muamele yapılmaması için gerekli tedbirleri alır” hükmü getiriliyor. (Madde: 56)

Siyasi haklar ve hürriyetler

-Dördüncü bölümün başlığı “Siyasi Haklar ve Hürriyetler” olarak düzenleniyor ve “ödev” tanımı metinden çıkarılıyor. 

-“Devlet, son milletvekili genel seçimlerinde geçerli oyların en az yüzde 1’i oranında oy alan siyasal partilere malî yardım yapar. Yapılacak devlet yardımının dörtte biri, yardıma hak kazanan siyasi partiler arasında eşit olarak paylaştırılır. Geri kalanı ise, yardıma hak kazanan partiler arasında, son milletvekili genel seçimindeki oy oranlarıyla orantılı olarak bölüştürülür” kuralı getiriliyor. 

Parti kapatma sürecinde TBMM devrede olacak

-Siyasi partilerin kapatılması kararında TBMM de devreye alınıyor ve “Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının talebi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun vereceği izne bağlı olarak açılan dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır” ilkesi benimseniyor. 

-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının doğrudan doğruya kapatma talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne dava açma usulünü ortadan kaldırılıyor. Bu kapsamda, “Bir siyasi parti hakkında eylemlerinden dolayı ancak şiddete başvurma ya da şiddet kullanmayı teşvik etme halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı herhangi bir ihtar talebine gerek olmaksızın doğrudan TBMM Başkanlığına dava açılması talebini iletebilecek.”

Vergi yükümlülüğü

-Vergi ödemek, bir ödev olmaktan çıkarılıp “yükümlülük” haline getiriliyor. 

Milletvekili seçimi

-TBMM’nin altıyüz milletvekilinden oluşması ilkesi korunuyor. Yurt dışı seçim çevresinden milletvekili seçilebilme imkanı getiriliyor, ancak bu milletvekili sayısı 15’i aşamayacak.

-Milletvekili seçim dönemi cumhurbaşkanı seçim döneminde ayrılıyor. 

TBMM’nin yetkileri

-TBMM’nin görev ve yetkileri, genel olarak “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek, Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını ve bu andlaşmalardan geri çekilmesini uygun bulmak” şeklinde düzenleniyor.

-“Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir” kuralı getiriliyor. 

-TBMM’nin, geri gönderilen kanunu aynen kabul etmesi durumunda Cumhurbaşkanı üç gün içinde yayımlayacak.  Cumhurbaşkanına bir kanunu veto yetkisi tanınmıyor. 

-Milletletarası anlaşmaların onayı ve çekilme yetkisi TBMM’de olacak. 

-KHK çıkarma yetkisi TBMM tarafından bakanlar kuruluna verilecek. KHK, TBMM onayına sunulacak.

-TBMM; soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanacak. 

– Bir yasama yılında en az 20 gün gündemi muhalefet tarafından belirlenen genel görüşme açılabilecek. 

Cumhurbaşkanı

-Cumhurbaşkanı, kırk yaşını tamamlamış, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilecek.

-Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıl olacak ve ikinci kez seçilemeyecek. 

-Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, bir siyasi partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi veya denetçisi, bakanlar kurulu üyesi olamayacak; seçimle gelinen herhangi bir siyasi görev üstlenemeyecek.

Bakanlar Kurulu

-Başbakan, Cumhurbaşkanınca en fazla milletvekiline sahip siyasi partinin milletvekilleri arasından TBMK Başkanlık Divanının oluşumunu takip eden yirmi dört saat içinde atanacak. 

-Hükümet güven oylaması ile göreve başlayacak. 

– Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanına bağlı ve ona karşı sorumludur ilkesi benimseniyor. 

– Millî Güvenlik Kurulunun gündemi Başbakan tarafından belirlenecek. 

-Olağanüstü hal ilan etme yetkisi Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna tanınıyor ve süre iki aya indiriliyor. 

Yargı

-Anayasa Mahkemesi’nin 15 olan üye sayısı 22’ye, başkanvekilliği sayısı ise dörte çıkarılıyor.  

-Anayasa Mahkemesi, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak.  

-AYM kararları Resmî Gazetede hemen yayımıyla yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri için bağlayıcı olacak. 

-HSK hakimler ve savcılar kurulu olarak iki kurul olarak faaliyet gösterecek.

-“Savunma bağımsızdır ve yargının kurucu unsurlarındandır. İddia ve savunma makamları eşittir” ilkesi getiriliyor.  

– YSK ile ilgili düzenlemeler yüksek yargı organları bölümüne alınıyor. 

-Vakıf üniversitelerine devlet yardımı yapılamayacağı hükmü getiriliyor. 


Etiketler: 47 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir