100 yıl önce İzmir yolunda 

Atatürk,  Kurtuluş Savaşı’nın ardından ilk büyük gezisini İzmir’e yapar. Sıcak cephelerden çıkıldıktan sonra, ordunun ve halkın durumunu görecek; savaş alanlarındaki zaferi ekonomiyle taçlandırmanın yollarını arayacak ve “şimdi ne olacak” diye kafalarda beliren soruları, yanıtlamaya çalışacaktır. Aslında Cumhuriyete giden yolu çok öncelerden kendi kafasında çizen Mustafa Kemal, İzmir yolunda, artık devrimlerinin adımlarını atmaya başlayacaktır.

Mustafa Kemal, işte bu ortamda, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan” olarak 14 Ocak 1923 günü Batı Anadolu’da geziye çıkar. Atatürk, Ankara’dan ayrılırken İleri gazetesinin başyazarı Celal Nuri (İleri) Bey’e verdiği cevapta, bir parti kurma amacını da açıklar: “Ben öyle bir parti kurulmasını düşünüyorum ki, parti milletin bütün sınıflarının refah ve mutluluğunu temine yönelmiş bir programa sahip olsun. Milletimizin şartları buna müsaittir” diyecektir.

Mustafa Kemal’in güzergâhında, Anadolu Ajansı da dâhil, yerel muhabirler hazırdır. 26 Şubat 1923 gününe kadar 36 gün süren bu geziden haberler günü gününe kamuoyuna yansıtılır. Muhabirlerin geçtiği bu haberler, aynı yıl Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından 300 adet bastırılan “Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri İzmir Yollarında” adlı 126 sayfalık kitapta derlenir. Kitapta, Mustafa Kemal’in gezisinin önemini tam anlamıyla yansıtacak nitelikte, AA çıkışlı haberlere yer verilir.

Gezi Nutuk’ta

Atatürk, Nutuk’ta bu gezinin önemini şöyle anlatır: “Efendiler, saltanatın ilgası, hilafet makamının salahiyetsiz kalışı üzerine, halk ile yakından temasa gelmek, ahval-i ruhiye ve temayülat-ı fikriyeyi bir daha tetkik etmek mühimdi. Bundan başka, Meclis son senesine dâhil olmuş bulunuyordu. Yeni intihap münasebetiyle, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni siyasi bir fırkaya tahvil etmeğe karar vermiştim. Sulh takarrür ettiği takdirde, cemiyet teşkilatımızın, siyasi fırkaya inkılabını lüzumlu görüyordum. Bu hususta da halk ile bizzat hasbihal etmeği muvafık ve faydalı mütalea ediyordum. Zaferden sonra, talim ve terbiye ile iştigale başlamış olan ordumuzu da yakından görmek istiyordum. İşte, bu maksatlarla, Garbi Anadolu’da bir seyahat icra etmek üzere 14 Kanunisani 1923 tarihinde Ankara’dan hareket ettim. Eskişehir’den itibaren, İzmit, Bursa, İzmir, Balıkesir’de halkı münasip mahallerde toplayarak uzun hasbihallerde bulundum. Ahalinin bana istedikleri gibi serbest sualler tevcih etmesini talep ettim. Sorulan suallere cevap teşkil etmek üzere, altı saat, yedi saat devam eden konferanslar verdim.”

Muhabirlerin haberleri de Atatürk’ün bu söylediklerini tam anlamıyla yansıtır niteliktedir. Haberlerde, Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya yöneltilen sorulara ve Atatürk’ün cevaplarına yer veriliyor; Mustafa Kemal’in kimi zaman bir kasaba istasyonunda, bir köyde, sinemada halkla sohbet edişi anlatılıyor; kimi zaman da bir ziyafette yaptığı konuşma aktarılıyor, cami minberinde 6 saat kadar kalarak verdiği hutbe de yansıtılıyordu.

Annenin vefatı ve evlilik

Mustafa Kemal, bu gezisinin başlangıcında Eskişehir’deyken 15 Ocak 1923’te, Başyaveri Salih Bozok’tan annesi Zübeyde Hanım’ın İzmir’de öldüğünü bildiren bir telgraf alır; büyük üzüntü duymasına karşın, programını değiştirmeden, Salih Bozok’a “Verdiğiniz elim haber beni çok müteessir etti. Merhumenin uygun bir şekilde cenaze törenini yaptırınız. Cenab-ı Hak, millete hayat ve selamet versin” diye telgraf çekerek, gezisine devam eder. 27 Ocak 1923 gününün sabahı İzmir’e gelir gelmez, Karşıyaka İstasyonu’nda trenden inerek annesinin mezarını ziyaret eder. Bu gezinin önemli olaylarından biri de 16-17 Ocak’ta İzmit’te, “Atatürk’ün ilk basın toplantısı” olarak da adlandırılan İstanbul gazetecileri ile yaptığı basın toplantısıdır. İzmir’de 17 Şubat’ta toplanan İzmir İktisat Kongresi de bu gezinin önemli olaylarındandır.

Atatürk, İzmir’e gelişinde 29 Ocak günü Latife (Uşaklıgil) Hanım ile evlenir. İzmir’in tanınmış işadamlarından Uşakizade Muammer Bey’in Göztepe’deki köşkünde kıyılan nikâhta, Atatürk’ün şahitliğini Fevzi (Çakmak) Kazım Karabekir paşalar, Latife Hanım’ın şahitliğini ise İzmir Valisi Abdülhalik (Renda) ve Başyaver Salih (Bozok) yapar.

YARIN: Eskişehir İstasyonu’nda


Etiketler: 15 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir