Tarafsızlık ve nükleersizlik

Tarafsızlık ve nükleersizlik nedir, Ukrayna için ne ifade ediyor?

İstanbul’da Rusya ile Ukrayna arasında yapılan görüşmelerden sonra ilk kez iki ülke arasında barışa bir kapı aralandı.

Rus müzakereciler, Ukrayna’nın “tarafsızlık ve nükleersizlik statüsü” konusunda çözüme varılırsa barış ihtimaline yaklaşılacağını belirtti.

Rusya’nın öne sürdüğü bu istekler, uzun zamandan beri ortaya koyduğu koşullardı. Ukrayna Devlet Başkanı da savaşın son ermesi için bu koşulları ciddiyetle incelemeyi kabul ettiğini duyurmuştu.

Sözü edilen tarafsızlık ve nükleersizlik nedir ve Kiev bakımından bu konular neye işaret ediyor?

Herhangi bir antlaşmada, siyah ve beyaz arasındaki farka benzer biçimde tarafsızlık konusunda belirlenmiş açık bir tanım yok!

“Askeri ittifak çerçevesinde başka bir ülkeye saldırmamayı veya saldırganlığa katılmamayı taahhüt eden herhangi ülke” tarafsız olarak nitelendirebilir. Bu, günümüz dünyasında tarafsızlığın en genel tanımı olarak görülüyor.

Tarafsızlık 

Ancak olayların çerçevesi bakımından tarafsızlığın çeşitli tanımları yapılıyor.

Aslında şöyle: Tarafsız statü, Birleşmiş Milletler çerçevesinde alınan, ilgili ülkeler tarafından onaylanan ve parametreleri birlikte oluşturjulan uluslararası bir anlaşmayla belirlenir.

Konuyu bilen uzmanlar, “tarihlerine ve geçmiş çatışmalara katılımlarına bağlı olarak” tarafsızlık ölçütlerinin ülkeden ülkeye değiştiğini belirtiyor. 

İsviçre ve Avusturya tarafsız ülkelerdir, ancak ikisinin tarafsızlığı farklı koşullar içerir.

Örneğin, Avusturya’nın Almanya’nın da bulunduğu askerî bir ittifakta bulunması yasaktır! Bu, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında iki ülkenin müttefik olmasından kaynaklanan bir durumdur. Ancak bu, İsviçre’nin tarafsızlığı bakımından hiçbir bir anlam ifade etmez.

Nükleersizlik 

Nükleersizliğe gelince… Uzmanların açıklaması şöyle: “Bir ülkenin, bu statüye bağlı kalarak, nükleer silahlara sahip olmamayı veya nükleer bir askeri program geliştirmemeyi taahhüt etmesidir”.

Bu statü ayrıca, bir başka ülkeden nükleer silah almamayı da kapsıyor. Ukrayna, Soğuk Savaş döneminde, Sovyet nükleer silahlarını topraklarında barındırmıştı. Günümüzde de Almanya ve Belçika, NATO çerçevesinde topraklarında Amerikan nükleer silahları bulunduruyor.

Buna karşılık, nükleersizlik statüsü, sivil amaçlı nükleeri kapsamıyor. Yani nükleersizlik statüsüne sahip bir ülke, elektrik enerjisi elde etmek için nükleer santrale sahip olabilir ya da mevcut nükleer santrallerini çalıştırmaya devam edebilir.

Ukrayna bakımından sonuçlar

Nükleersizlik statüsüyle ilgili olarak, nükleer silahları olmayan ve zaten nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına katılmış olan (NPT) Ukrayna bakımından değişen bir şey olmayacak.

Tarafsızlık konusu ise başka bir hikâye! Bu, Ukrayna’nın NATO’dan vazgeçmesi anlamına geliyor. Ukrayna, böylece, Rusya ile NATO arasında tampon bir ülke olacak.

Uzmanlara göre, bu, Ukrayna’nın silahsızlandırılması gerektiği anlamına gelmiyor. Tarafsızlık, görevi ülkeyi savunmak olan askeri gücün yokluğu anlamına da gelmiyor.

Ayrıca, Avrupa’da halihazırda mevcut sekiz tarafsız ülke olan İsviçre, Lihtenştayn, Moldova, Avusturya, İsveç, Finlandiya, İrlanda ve Malta’dan yalnızca üçünün, Andorra, İzlanda ve Lihtenştayn’ın ulusal ordusu yok!

Uzmanlar şüphe duyuyor

Nükleersiz statüye sahip bir Ukrayna kısa zamanda hayata geçebilir mi?

Uzmanlar, bu konudan şüphe duyuyor. Çünkü bu alanda Ukrayna bakımından başka bir sorun var. 

Ukrayna’nın NATO’ya katılma arzusu, Anayasasında yer alıyor. Bu nedenle, NATO üyeliği arzusunu içeren bir Anayasa karşısında Volodimir Zelenskiy’in sözlerinin hiçbir değeri olmuyor. Bu nedenle, Anayasa değişikliği ya da referandum düzenlenmesi gerekiyor. Ancak her ikisi de savaş zamanlarında Ukrayna yasaları tarafından yasaklanmış durumda. Savaş dursa bile parlamenterlerin ya da Ukrayna halkının NATO üyeliğinden vazgeçmiş olması kesin değil!

Öte yandan, tarafsızlığın tanınması için ilgili ülkelerin parlamentoları, yani bu durumda BM, Rusya ve Ukrayna tarafından onaylanması gerekiyor. 

Bu nedenle, güvenliğini garanti altına almak için zaten bir “uluslararası anlaşma” talep eden Ukrayna’dan başlayarak, herkes kendi şartlarına göre hareket edecek. 

Kiev, ABD, Çin, Fransa, Birleşik Krallık, Almanya, Kanada, İtalya, Polonya, Türkiye ve İsrail’in bu anlaşmayı imzalamasını ve Ukrayna’ya bir saldırı olması durumunda ortak tepki vermesini istiyor.

Gözlemciler, Çin ve İsrail dışındaki diğer ülkelerin NATO üyesi olmasına dikkat çekiyor ve Ukrayna’nın her ne olursa olsun NATO’ya yakın durma isteğini vurguluyor!


Etiketler: 80 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir