Pentagon’un Çin raporu

ABD Savunma Bakanlığı ”Pentagon”, Çin’in nükleer silahlarının gelecek on yılda beş kat artıracağını öngörüyor. 

Politico’da yer alan haber-yorumda, Pentagon’un bugün yayımladığı yıllık ”Çin’in Askeri Gücü” raporundaki veriler değerlendirildi.

Pentagon tahmini, Çin’in muhtemelen 2030 yılına kadar “en az” bin adet kullanıma hazır nükleer savaş başlığına sahip olacak. Bu Pekin’in stokunun büyüklüğünde önemli bir genişleme anlamına geliyor. ABD yönetimi, geçen yıl, Çin’in 200 civarında savaş başlığına sahip olduğu tahmini açıklamıştı. 

Çin’in Askeri Gücü raporu, Pekin’in Tayvan’a yönelik niyetlerine ilişkin yeni uyarılar ve yeni nükleer yetenekli hipersonik füze testleri arasında yayınlandı. 

Pentagon stratejistleri ve Biden yönetimi için Çin’in deniz genişlemesi de aynı şekilde endişe verici. Pekin hükümeti, tehlikeli askeri yığınak, 360 gemilik bir donanma üretti ve ABD Donanması’nın 297 gemilik gücünü epeyce geride bıraktı. Deniz İstihbarat Ofisi, Çin’in, 2030 yılına kadar 425 gemiye daha denize indireceğini tahmin ediyor. 

Bu genişleme muhtemelen yakın vadede sürdürülebilir. Ancak bu kadar çok sayıda gemiyi iyi durumda ve tam mürettebatla tutmak, Çin donanması için, özellikle ilk ada zincirinin ötesinde yeni bir misyon olarak yorumlanıyor. 

Washington artışı ”alarm” durunda izliyor

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley, raporun yayınlanmasından birkaç saat önce Aspen Güvenlik Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Küresel jeostratejik güçte dünyanın tanık olduğu en büyük değişimlerden birine tanık oluyoruz” dedi. General, Çin askeri yeteneklerinin ve agresif diplomasinin yükselişinin küresel istikrar için “temel bir değişimi” temsil ettiğini söyledi.

Yaz boyunca çekilen ticari uydu görüntüleri, batı Çin’de inşa edilen yeni nükleer füze rampalarını gösteriyor. Bu, nükleer yetenekli yeni bombardıman uçakları ve denizaltılarla birlikte, ülkenin çeşitli platformlardan nükleer silahları fırlatma kabiliyetini gösteriyor. 

Analizlere göre, Çin’in nükleer yeteneklerinin bu hızlı genişlemesi, Pekin’in bir çatışmada nükleer silahları nasıl kullanabileceğini yöneten stratejik politikasına ilişkin artan bir belirsizliği beraberinde getiriyor.

Üst düzey bir savunma yetkilisi, yeni çalışmanın yayınlanmasından önce gazetecilere verdiği demeçte, “Nükleer politika ve stratejilerine yönelik onlarca yıllık bir yaklaşımdan uzaklaşabileceklerini düşündüren yetenekler yaratıyorlar” dedi.

Pozisyon değişikliği mi?

Çin, nükleer kuvvetleri için uzun süredir ilk kullanmama politikası uyguluyor. Ancak, Pentagon raporu, Çinli subayların yakın tarihli bazı askeri yazılarının, ülke liderlerinin bu yaklaşımı yeniden düşündüklerini gösterdiğini söylüyor. Stratejik değişimin bir kısmı, nükleer kuvvetleri yüksek alarmda tutmayı ve bir “uyarı üzerine fırlatma” pozisyonu almayı içeriyor. Bu, Çin savunma sistemleri gelen bir füzeyi tespit eder etmez nükleer füzelerin fırlatılabileceği ve dolayısıyla patlamadan önce onları harekete geçirebileceği anlamına geliyor. 

Çin’in yörüngede en az bir erken uyarı uydusu var ve bu da gelen füzeleri takip etme yeteneğini güçlendiriyor.

Pentagon raporunda, daha agresif bir karşı saldırı pozisyonuna doğru yönelmeye rağmen, Pekin, diğer devletleri, ”stratejik istikrarı artırmak için benzer uyarı üzerine başlatma pozisyonunu terk etmeye ve kendi başına çok az eylemde bulunmaya çağırdı” denildi.

Üst düzey savunma yetkilisi, “Çin’in üstlendiği nükleer genişleme kesinlikle bizi çok ilgilendiren bir şey” dedi ve ekledi: ”Niyetleri hakkında bazı soruları gündeme getiriyor, çünkü ne yaptıklarını gözlemlemek başka bir şey ama bunu neden yaptıklarını açıklamadılar.”

Tayvan konusu

Çin’in Tayvan konusundaki niyetlerine ilişkin endişeler de raporun ana odak noktalarından biri.

General Milley, Aspen Güvenlik Forumu’ndaki konuşmasında, Çin ordusunun yakın zamanda Tayvan’a saldırdığını veya işgal ettiğini görmediğini söyledi. Milley, “Çinliler, gelecekte bir noktada tercih ederlerse bu seçenekleri ulusal liderliğe sunma kabiliyetini açık ve net bir şekilde inşa ediyorla. Yakın gelecekte, muhtemelen değil. Ancak her şey olabilir” dedi. 

Rapora göre, Halk Kurtuluş Ordusu’nun kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2027 yılı, Çin silahlı kuvvetleri için “Hint-Pasifik bölgesinde ABD ordusuna karşı koyma ve Tayvan liderliğini Pekin’in şartlarına göre müzakere masasına zorlama yeteneklerini geliştirme” açısından da kilit önem taşıyor.

Rapora göre, kısa vadede Çin donanması “kara taarruz füzeleri kullanarak denizaltı ve yüzey muhariplerinden kara hedeflerine uzun menzilli hassas saldırılar gerçekleştirme kabiliyetine sahip olacak.” Hava kuvvetleri de savaş uçakları, stratejik bombardıman uçakları, taktik bombardıman uçakları ve saldırı uçakları dahil olmak üzere toplam 2 bin 250 savaş uçağıyla dünyanın üçüncü büyük hava filosunu haline geldi.

Daha büyük donanması, giderek daha etkili roket ve topçu bataryaları ve gizli savaş uçakları ile Pekin, özellikle Güney Çin Denizi’nde ve çevresinde ABD ve müttefiklerini caydırmak için birincil görevi söz konusu olduğunda, müthiş bir güce sahip. 

Trump döneminde Pentagon’da Hint-Pasifik Güvenlik İşleri eski sekreter yardımcısı olan Randall Schriver, “Güç tasarlama sorunu, sayısal bir avantajın ötesinde tahminde bulunmanın kilit noktasıdır, bu nasıl yeteneklere ve savaşa dönüşebilir” dedi. Schriver, “Çinlilerin çok fazla gelişmiş şeye sahip olduğu bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum. Ancak kilit nokta şu: bu platformları tutarlı bir bütün halinde entegre etme konusunda nasıllar” diye konuştu. 


Etiketler: 189 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir