Kılıçdaroğlu: Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını geniş kitlelere duyurmam lazım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla elektrik zammı geri alınıncaya kadar gelen faturaları ödemeyeceğine ilişkin başlattığı eylemin sebebini, “Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. Bunun acısını benim geniş kitlelere duyurmam lazım, o yüzden ödemeyeceğim dedim” diyerek açıkladı.
CHP lideri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 81 il teşkilatına çağrı yaparak kendisine birer kandil gönderme talimatı için teşekkür etti; “Onları partinin müzesine koyacağım elektrik zamlarını savunan Bahçeli’nin bana gönderdiği kandiller diye onları orada göstereceğim” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 6 parti liderinin bir araya gelmesini “Türk siyaset tarihinde önemli bir başarı” olarak değerlendirdi. İktidarı, “Türkiye’yi dilenci konumuna getirdiler. Türkiye’nin onurunu zedelediler. Para dileniyorlar sağda solda. Oysa biz mili kurtuluş savaşı verirken kimseden dilenmedik. Ama bütün fabrikaları kurduk. Düne kadar şerefsiz dedikleri kişilere şimdi el ayak öpmeye gidiyorlar. Düne kadar Londra borsalarına söylemedikleri kalmamıştı şimdi oralara gidiyorlar” diyerek eleştiren CHP lideri, “6 partinin genel başkanı buy tabloyu düzeltmeye kararlı. Biz bu kararlılıkla bir araya geldik” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“(CHP’ye katılanlara rozet taktı) Cumhuriyet halk Partisi kararlı ve istikrarlı adımlarla düzenli büyüyerek topluma umut olmaya devam ediyor. Bunu sürdüreceğiz. Güne güzel bir eylemle başladık, belediye başkanı ve üye arkadaşlarımız katıldılar. CHP ailesinden bir birey olmanın getirdiği sorumluluklar vardır. Bundan sonra her birimiz ülkenin birliği ve dirliği için çalışacağız. (DSÖ’nün Mehmet Haberal’a ödül vermesi) O bir marka ve böyle bir markanın Türkiye’de olması ve CHP’de görev yapması bizim için onur ve gurur.

Biliyorsunuz Türkiye bir dert küpüne dönmüş vaziyette, 5’li çete hariç. Ama şuradan bütün vatandaşlarıma açıkça ifade etmek isterim, elbette tartışacaksınız elbette düşüncelerinizi ifade edeceksiniz ama şunu sakın unutmayın Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur bu sorunların çözümünde de marka olan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu geldi, bizim sesimizi geniş kesimlere ulaştıran medyadır. Bizde maalesef medya sesini çıkarmasın ama iktidarı savunuyorsa her türlü imkanın sağlandığı bir duruma dönüştürülmüştür. Bize bir rapor sundular o rapordan bazı bölümleri size aktarmak isterim; enflasyon yükseldi kağıttan tutun mürekkebe kadar kullandığımız tüm aygıtlara zam geldi. Kağıt gibi maliyet gelirlerinde yüzde 400 zam gerçekleştir deniyor. Gerçekten insafsız bir olay. 2021’de 54 gazete kapandı. Son 3 yılda kapanan gazete ise 119. 119 gazetede çalışan gazetecilerin işlerini kaybetmesi demektir. Halkı aydınlatmak için yola çıkanlar en büyük sorunu yaşar hale geldiler. Basın İlan kurumunun genel kurulu bir yıldır toplanmıyor. 2018’den beri Cumhurbaşkanı’nca atanması gereken 12 üye atanmadığı için genel kurul toplanamıyor, fiyatlar belirlenemiyor dolayısıyla basın ilan kurumu medya kurumu medya üzerinde ciddi bir baskı unsuru pozisyonuna gelmiş durumda. Gazeteler üzerinde baskı kuruyor. Yeni Asya gazetesine 750 gündür ilan vermiyorlar. İnsaf ya. Yarın iktidarı destekleyen manşetler atsınlar arka arkaya ilan gelecektir oraya. Ama gazete çalışanları , sahipleri ‘Biz onurlu insanlarız’ diyorlar. Onurlu gazetecileri her zaman yürekten alkışlıyorum. Onlara bizim minnet borcumuz vardır. Evrensel gazetesi 2019’dan bu yana Basın İlan Kurumu’ndan ilan almıyor. Gazetecilik meslek yasasının çıkmasını istiyorlar. Raporla bu bölümle ilgili ‘ Gazetecilik meslek yasasının olmaması onucu olarak siyaset-mafya-medya üçgeninde çirkin ilişkiler yaşanmaktadır.’ Bugün bu yasanın çıkmaması mafyaya bulaşanlar siyasete bulaşanlar siyasetten beslenenler devletten aldığı kaynakla beslenenler maalesef kendilerini bazen gazeteci olarak tanımlıyorlar. Ne kadar iktidarı alkışlarsanız cebiniz o kadar dolar. Böyle bir anlayış var. Onlar kendilerini gazeteci olarak tarif ediyorlar. Hiçbiri gazeteci değil. Kalemini, aklını kiralayan kişiye gazeteci denir mi? Denmez. Medya özgürlüğünde büyük sınırlamalar var. Basın hürdür sansür edilemez diyor Anayasa ama maalesef Anayasa’nın bu hükmü d pek çalışmıyor. Doğru haberlere erişim engeli geliyor. Basın kartı alamıyoruz diyorlar. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi vermiyor gerçek, kalemini satmayan gazetecilere yeri zamanı geldiğinde vermiyorlar diyorlar. Bununla ilgili bir dava açmışlar, İletişim Başkanlığı’nın savunması şöyle; ‘Gazetecilik faaliyetinde bulunmak için absın kartı sahibi olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Kişiler basın kartı sahibi olmaksızın da gazetecilik yapma ve fikirlerini ifade etme hakkına sahiptir. Nitekim basın kartı sahibi olmayan pek çok basın mensubu bulunmaktadır’ diyor. Basın kartı verilmeyince ne oluyor, yıpranma hakkından yararlanamıyorlar. Birçok organizasyona akredite olamıyorlar. Güvenlik güçlerine basın kartını gösteremiyor. Yurt dışına çıkınca gri pasaport alamıyor. Bütün gazeteci arkadaşlarıma şunu ifade edeyim özgürce yazmak istiyorsanız ittifakı yakından izleyeceksiniz. Medya özgürlüğüne ne kadar önem verdiğimizi hepiniz göreceksiniz.

Enerji Bakanı Dönmezê Isparta tepkisi: 4 gün sonra sorunu çözmek için değil, helalleşmek için gitti
“(Isparta) Günlerce elektrik yanmadı. Ama ilk saatlerden itibaren iki genel başkan yardımcımız Isparta’daydı, bütün ilçeleri gezdiler. 4 gün sonra bakan oraya gitti. Niye gitti, helalleşmek için gitti. Sorunu çözmek için değil, ‘bize helallik verin’ diye gitti. Gerçi Yeliz dediğimiz arkadaş sorumluyu buldu ‘CHP’dir dedi’ Allah akıl versin. Ispartalı vatandaşlarıma seslenmek isterim, bir yönetmelik var; ‘Elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliği’ Buna göre konutlarda 48 saatlerden fazla, işletmelerde ise 24 saatten fazla elektrik kesintisi olursa onlara tazminat ödenmesi gerekir. Bütün vatandaşların tazminat alma hakları var. Bu haklarını kullansınlar, baroya müracaat etsinler. Her biriniz hakkınız olan tazminatı alırsınız. Avukatı ödeyemiyorsanız biz ödeyeceğiz.

“O kaymakama sormak isterimi, o aileyi hangi yüzle oraya getirtip o açıklamayı yaptırdın? Bir insanın hayatıyla nasıl böyle oynarsınız!

“Yönetilemeyen bir Türkiye gerçeği var. Zamlar yağmur gibi yağıyor. Her alanda! İğnede de zam var, iplikte de var, zeytinyağında, bebek mamasında, domateste, her yerde zammın yaşandığı bir Türkiye! Kışın ortasında siz elektriğe yüzde 127 zam yapar mısınız! Kışın ortasında! Akıl alacak gibi değil.

“Sizin feriştahınız gelme ben donmam”
“(Elektrik faturası protestosuna ilişkin açıklama) Bir video yayımladım zamların olduğu süre içinde bizzat Erdoğan’ın imzasıyla yapılan zamlar geri çekilinceye kadar gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Mahir Ünal ‘bu devlete baş kaldırıdır’ diyor. Arkasından da ‘ Elektrik zamlarını devlet yapmadı’ Çok önemli bir saptama. Yeliz’in benzeri bir saptama bu da. Aslında doğru devlet değil devleti yöneten Ak Parti yaptı. Özgür Özel beni aradı, bunu bir parti olarak hepimiz mi yapacağız dedi. Hayır dedim, elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. Bunun acısını benim geniş kitlelere duyurmam lazım, o yüzden ödemeyeceğim dedim. Ödemeyeceğim de zaten. Çünkü elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın sesini çıkaracağı bir alan bırakmadılar. Hemen dediler ki, ‘Kılıçdaroğlu faturayı ödemezse elektriğini kesin donsun.’ Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelme ben donmam! (Erdoğan’a) Tamamını indireceksin kardeşim.

Bahçeli’ye “kandil” yanıtı:

Onları partinin müzesine koyacağım, “elektrik zamlarını savunan Bahçeli’nin bana gönderdiği kandiller” diye “Bahçeli’ye kandil yanıtı Teşekkür ederim. Onları partinin müzesine koyacağım elektrik zamlarını savunan Bahçeli’nin bana gönderdiği kandiller diye onları orada göstereceğim. (Erdoğan’a) Senden daha fazla zamları savunan Bahçeli parti sözcülerinden daha fazla savunan Bahçeli’ye 1100 odalı sarayda bir yer ver artık ayıp oluyor.

“Türkiye’nin bir felakete sürüklendiğini 6 partinin genel başkanı da görüyor. Gençlerin umutlarını yurt dışında aramak gibi bir tabloya sürüklendiğini 6 partinin genel başkanı da görüyor. 6 partinin genel başkanı Türk Siyaset tarihinde önemli bir başarıya ima attı, bir araya geldi. Onlar çözemiyorlar, Türkiye’yi dilenci konumuna getirdiler. Türkiye’nin onurunu zedelediler. Para dileniyorlar sağda solda. Oysa biz mili kurtuluş savaşı verirken kimseden dilenmedik. Ama bütün fabrikaları kurduk. Düne kadar şerefsiz dedikleri kişilere şimdi el ayak öpmeye gidiyorlar. Düne kadar Londra borsalarına söylemedikleri kalmamıştı şimdi oralara gidiyorlar. 6 partinin genel başkanı buy tabloyu düzeltmeye kararlı. Biz bu kararlılıkla bir araya geldik.


Etiketler: 133 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir