Ankara’da kulisler hareketli

Ankara’da kabine değişikliği yeniden konuşulmaya başlandı. Erdoğan’ın karar vereceği revizyonla teknokrat bakanların gidebileceği, yeni isimlerin özel sektörden tercih edilmeyeceği belirtiliyor.
Ankara’da kabine değişikliğine ilişkin kulisler siyasette zamana yenilmeyen bir gelenek. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından şu ana kadar toplam sekiz bakan görevden ayrılırken devam etmesi beklenilen kabine revizyonu kapsamında özel sektörden isimlerin artık tercih edilmeyeceği belirtiliyor.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün geçen Cuma gecesi kabul edilen istifasıyla yeni sisteme geçilen 2018 Temmuz ayından geçen zamanda görevinden ayrılan bakan sayısı sekiz oldu.

Erdoğan, son kabine toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Bilindiği gibi Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde kabine üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. Değişen şartlara göre kabinede revizyona gitmemiz doğal bir durum. Bundan sonra da gerektiğinde yeni değişiklikler yapabiliriz” demişti.
Kimler gider, kimler kalır?
DW Türkçe’nin parti kulislerinden edindiği bilgilere göre, bundan sonra bakan seçiminde özel sektörden gelen “teknokrat isimlere” yer verilmemesine dikkat edilecek. Ankara’da siyasi aktörler arasındaki genel izlenim, özel sektörden gelen isimlerin devlet yapısına iyi uyum sağlayamadığı, hala özel sektör düşüncesiyle hareket ettikleri ve gerek bürokrasi gerekse milletvekilleri arasında bunun rahatsızlık yarattığı yönünde.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kabinede yer almayabileceği belirtiliyor. Geçtiğimiz aylarda yine özel sektörden gelen bir isim olan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk istifa etmişti.

Kabineye atanacak yeni bakanlar için bundan sonra devleti bilen, özel sektörden gelmeyen ve partili isimler arasından tercih yapılacağı ifade ediliyor. Bu nedenle Adalet Bakanı olarak Bekir Bozdağ’ın atanmasının parti çevrelerinde memnuniyet yarattığı da gelen bilgiler arasında.

2018 öncesindeki parlamenter sistemde Bakanlar Kurulu icraatçı bakanlardan oluşuyordu. Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte oluşturulan ilk kabinede “teknokrat bakanlara” ağırlık verilmişti.

Bu arada yeni Tarım Bakanı olarak doğu ve güneydoğuda sevilen bir siyasetçi olan Mehdi Eker’in ismi ön plana çıkmış durumda. Böyle bir atama, sadece bir bakan değişimi olarak değil, Kürt seçmenler arasında oyları düşen AKP’nin siyasi bir hamlesi olarak da değerlendiriliyor.
Eskiden beri konuşulan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ikiye bölünmesi senaryosunun da yine masada olduğu ve halen Ticaret Bakanı olan Mehmet Muş’un Maliye Bakanlığı’na geçebileceği belirtiliyor. Aynı şekilde Kültür ve Turizm Bakanlığı da ikiye ayrılabilir.

Kabine revizyonu ile ilgili kulislerde ve yetkililerdeki ortak kanaat ise son tasarrufun Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olduğu.

Soylu’nun yeri artık daha mı sağlam?
Kabine revizyonu konuşulurken durumu en çok merak edilen bakanların başında ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geliyor.

Soylu için özellikle suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in iddialarının çok konuşulduğu dönemde kabine içinde başka bir göreve kaydırılabileceği belirtilmişti. Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre o dönemde Soylu ve MHP, Tarım Bakanlığı için ikna edilmişti. Terörle mücadelede MHP’nin “son 30 yılın en başarılı bakanı” olarak gördüğü Soylu’nun yerine gelecek isim olarak da Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı düşünülmüştü.

Ancak geçen sürede Soylu için şartların artık değiştiği belirtilirken bakanlık görevini sürdürmesi parti kulislerinde daha yüksek olasılık olarak görülüyor.

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert, Soylu için Peker’in videoları ile yeni bir dönem başladığını belirterek “O videolardan sonra da Soylu post-Erdoğan dönemi için bir aktör olmaktan devreden çıktığı için kolu kanadı kırılmış, siyaseten maliyetsiz ama işlevsel bir aktöre dönüştü. Bu da Erdoğan için son derece kullanışlı bir çerçeve sunuyor” diyor.Soylu’nun yeri artık daha mı sağlam?
Kabine revizyonu konuşulurken durumu en çok merak edilen bakanların başında ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geliyor.

Soylu için özellikle suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in iddialarının çok konuşulduğu dönemde kabine içinde başka bir göreve kaydırılabileceği belirtilmişti. Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre o dönemde Soylu ve MHP, Tarım Bakanlığı için ikna edilmişti. Terörle mücadelede MHP’nin “son 30 yılın en başarılı bakanı” olarak gördüğü Soylu’nun yerine gelecek isim olarak da Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı düşünülmüştü.

Ancak geçen sürede Soylu için şartların artık değiştiği belirtilirken bakanlık görevini sürdürmesi parti kulislerinde daha yüksek olasılık olarak görülüyor.

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert, Soylu için Peker’in videoları ile yeni bir dönem başladığını belirterek “O videolardan sonra da Soylu post-Erdoğan dönemi için bir aktör olmaktan devreden çıktığı için kolu kanadı kırılmış, siyaseten maliyetsiz ama işlevsel bir aktöre dönüştü. Bu da Erdoğan için son derece kullanışlı bir çerçeve sunuyor” diyor.
Sert: İsimleri konuşmak çok da anlamlı değil
Peki Erdoğan’ın yapması olası yeni kabine revizyonunda giden ve gelen isimlerin kimler olacağını konuşmak ne kadar anlamlı?

Osman Sert’e göre yeni sistemle Bakanlar Kurulu ya da AK Parti’nin yönetim kurullarına fazla anlam atfetmeyi Türkiye’deki sistemi okumak açısından yanlış bulduğunu söylüyor. Sert, bunu şöyle açıklıyor:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan var, bir de Erdoğan’ın çevresinde dar bir yönetici kadro var. Bu kadronun geleceği de son tahlilde Erdoğan’ın iki dudağının arasında. Erdoğan tabi ki bu seçimleri yaparken kimi zaman parti içinde kimi zaman farklı dengelere göre bir tercih gözetiyor ama bu isimlerin fonksiyonları üzerinden değil sadece aidiyet üzerinden gözetiyor.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da birkaç günkü açıklamasında, “Şimdilerde hepimiz şahit oluyoruz bakanların nelere muhatap olduğuna görev yaşarken ayrı görevden ayrılırken de yaşadıkları ayrı bir dert. Yakında halk arasında Erdoğan’a bakan olasın sözü yayılırsa kimse şaşırmasın” ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Gülsen Solaker – Deutsche Welle Türkçe


Etiketler: 94 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir