‘Ankara’da aşı fabrikası kuruyoruz’

‘Sinovac aşısının başarıya ulaşmasında emeğim var’

Alagöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cantürk Alagöz, Çin’den Covid-19 aşısı Sinovac’ı getirmesinin iktidara yakınlığından kaynaklanmadığını belirterek, “1983 yılından beri Sinovac’ın Türkiye distribütörüyüm. Sinovac’ın Faz-3 çalışmalarının Türkiye kısmını da ben yaptım. Benim aşıyı getirmem gibi bir konu yok. Bu aşının başarıya ulaşmasında emeğim var benim” dedi.

Cantürk Alagöz, Ajans Bizim muhabirine yaptığı açıklamada, şu an için “Pandemi bitti” demenin erken ve yanlış olacağını bildirdi ve “Pandemi daha uzun yıllar sürecektir ama zaman içinde grip vakası gibi görünecek. Grip aşısı gibi yılda bir kere hatırlatma dozu aşıları yapılacak” ifadelerini kullandı. 

Covid-19 aşısı Sinovac’ı Türkiye’ye ilk getiren kişi olmanın gururunu yaşadığını anlatan Cantürk Alagöz, şunları söyledi:

“Birileri, iktidara yakın olduğum için Sinovac’ın beni seçtiğini iddia etti. Bu iddia kesinlikle doğru değil. Benim avantajım Sinovac’ın 2013 yılından beri Türkiye distribütörü olmam. Ben bu aşıları sadece Türkiye’ye getirmedim, bu aşıların klinik çalışmalarını Türkiye’de yapan kişiyim. Bu aşılar daha dünyada yokken, Biontech olsun, Sinovac olsun, biz burada klinik çalışmalarını yapıyorduk. Sinovac’ın faz-1 ve faz-2 aşamaları güvenlikle ilgiliydi. Asıl önemli olan, aşının Covid’e karşı etkinliğini tespit eden çalışma, yani faz-3 çalışmasıdır. Sinovac’ın faz-3 klinik çalışmalarının Türkiye kısmını ben yaptım. Benim burada yaptığım faz-3 çalışmaları sonucu Sinovac o yetkinliği aldı. Bu çalışmalar olmasa, piyasada böyle bir aşı da olmayacaktı. Benim aşıyı getirmem gibi bir konu yok. Bu aşının başarıya ulaşmasında emeğim var benim.”

“Aşı fabrikası kuruyoruz”

Türkiye için savunma sanayi ne kadar değerliyse, ilaç ve aşının da o kadar değerli olduğunu, şirketlerinin bu alanda yatırım yaptıklarını anlatan Cantürk Alagöz, “Ülke menfaatine, ülke geleceğine yönelik yatırımlarımız var. Teknolojik yatırımlar yapmaya çalışıyorum. Şu anda Ankara’da bir aşı fabrikası kuruyoruz. Covid aşısı değil, bildiğiniz çocuk aşılarının yapılabilmesi için bir aşı fabrikası kurmak için bir yıldır uğraşıyoruz. Birkaç aya inşallah bitiririz diye düşünüyorum. Onun haricinde enerji, maden, kimya yatırımlarımız var. Afyon’da tıbbi etil alkol tesisi yaptık. Ar-Ge çalışmalarımız var bizim. Farklı hastalıkların teşhisinde kullanılacak kit üretiyoruz” dedi. 

“Zengin bir ailenin çocuğu değilim“

Iğdır’da doğup, büyüdüğünü, sonradan Ankara’ya yerleştiğini kaydeden Alagöz, “Zengin bir ailenin çocuğu değilim. Yetişme şartlarımız belli. İnsan memleketine bir şey yapmak istiyor. Benim de aklıma futbola yatırım yapmak geldi. Iğdır’da takım kurmak kolay değil. Iğdır FK’yı BAL Lig’inde aldım. Pandemi dolayısıyla hızlandırılmış bir lig statüsü vardı. Allah yardım etti, hemen 3. Lig’e çıktık” diye konuştu.

“Iğdır’ın yerini bilmeyen futbolcu vardı”

İddialı bir takım kurarak, yöre gençlerinin dikkatini çekmek, gençleri spora yönlendirmek istediğini ifade eden Cantürk Alagöz, şöyle devam etti:

“Kendimce iyi transferler yaptım ama ben transfer nasıl yapılır falan bilmiyordum bu işleri. Batuhan Karadeniz’i falan aldım. O ligde transfer yapmak, önemli isimleri Iğdır’a getirmek kolay değil. Bazen parayla da olmuyor bu işler. Iğdır’ın nerede olduğunu bilmeyen o kadar futbolcu vardı ki. Transfer teklif ediyorsun, Iğdır nerede diye soruyor futbolcu. Ayrıca Iğdır tesis fakiri bir kent. Ne stadı ne futbolcuların kalacağı bir tesisi ne de antrenman yapacakları yer vardı. Eylül ayında lig başladı, 5-6 ay şehir şehir göçebe gibi gezdik. Ankara’da konakladık, İzmit’te konakladık. 5 ay içinde futbolcuların konaklayacağı, antrenman yapacakları, Süper Lig’de benzeri zor görülen 5 yıldızlı tesis yaptım, sahayı yaptım. Başka kentlerde her şeyi devlet yapıyor, ben hep kendi cebimden yapıyorum. Geçen sezon şehir de kenetlendi, bir an önce üst lige çıkmak istedik. Birkaç ciddi sakatlığımız oldu maalesef olmadı.” 

“Fair play hayal kırıklığı“ 

Iğdır FK’nın geçen sezonu kırmızı kart görmeden tamamladığını anlatan Alagöz, “Çift sarı karttan, son adama yapılan faulden dolayı falan da kırmızı kart görmedik. Ben Federasyon’a teklifte bulundum. Bu bir fair play örneğidir, buna bir ödül verin dedim. Maddi ödül değil, manevi ödüldü istediğimiz. Yaptığımız fair play davranışının karşılığını aldığımızın bilinmesi açısından önemliydi bu ödül. Bu talebim dikkate bile alınmadı. Büyük hayal kırıklığına uğradım” diye konuştu. 

“Hedef Süper Lig” 

Iğdır FK’yı Süper Lig’e kadar çıkarmak istediğini kaydeden Cantürk Alagöz, “Bunu canı gönülden istiyorum. Elimden geldiğince oraya kadar devam edeceğim. Yaklaşık 200 bin nüfuslu bir kent Iğdır. Kent de hazır Süper Lig’e, onlar da istiyor” dedi.

“İyi bir Fenerbahçeliyim” 

İyi bir Fenerbahçeli olduğunu, Ankara’da yaşadığı için Ankaragücü’nü de sevdiğini anlatan Cantürk Alagöz, “Geçen sezon Ankaragücü transfer yasağı yaşarken benden destek olmam istendi, orada üzerime düşeni fazlasıyla yaptım. Rakam paylaşmayayım ama gücümün yettiğince diyelim. Ankaragücü ile ilişkimiz böyle başladı. Sonra Başkan Faruk Koca abi bana yöneticilik teklif etti. İşlerimizin yoğunluğundan dolayı (Abi ben yönetime girmesem. Çünkü emek veremem, benim yerime daha fazla emek veren biri olsun. Ama ben maddi manevi hep yanındayım) dedim. O yönetime uygun gördü, ben de kabul ettim” diye konuştu.

Tuttuğu takımı söyleyememe cesaretsizliği 

Cantürk Alagöz, “Iğdır FK’da başkanlık yapıyorsunuz, Ankaragücü’nde de asbaşkansınız ve orada da başkanlığınız konuşuluyor. Fenerbahçeli olduğunuzu söylemeniz size sıkıntı yaratmaz mı?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

“Öncelikle şunu söyleyeyim, benim Ankaragücü başkanlığı gibi bir düşüncem yok. İkinci olarak bu ülkede insanların başına ne geliyorsa gizli kapaklı oyunlardan geliyor. Tuttuğun takımı söyleyememe cesaretsizliği nedir ya? Biz kötü bir şey mi yapıyoruz da takımımızı söyleyemeyeceğiz. Herkesin çocukluktan gelen bir takımı var. Iğdır FK Süper Lig’e yükseldi diyelim, Fenerbahçe ile maç yapacak ya da birkaç hafta sonra Ankaragücü-Fenerbahçe maçı oynanacak. Bu maçlarda gönlüm tabi ki Iğdır FK’dan yana olacak, Ankaragücü’nden yana olacak. Başkanlığı bırak ben orada maaşlı çalışan biri olsam yine Iğdır FK’yı, Ankaragücü’nü tutardım. Maaş alıyorum, ekmeğini yiyorum ya. Aksini düşünmek ihanet gibi olur.” 

“Eskişehirspor’a talip oldum” 

Bir dönem Anadolu’da fırtınalar estiren Eskişehirspor’un durumuna çok üzüldüğünü ifade eden Cantürk Alagöz, şöyle devam etti:

“Eskişehirspor’a talip oldum. Durumları çok kötüydü, buraya başkanları, yöneticileri geldi. İyi niyetli davrandım ama sonra baktım ki farklı alacaklılar, farklı menajerler çıkıyor ortaya. Sana diyorlar ki kulübün 50 milyon borcu var. Sen de ölçüyorsun biçiyorsun ben bunu kaldırabilirim diyorsun. Sonra bakıyorsun, Cantürk Alagöz gelecek ya bir anda o 50 milyon çıkıyor 100 milyona. Ben de vazgeçtim.”

“Şartlar uygun olursa yurtdışından takım alırım”

ı Cantürk Alagöz, yurt dışında takım satın almayı düşünüp, düşünmediğine ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:

“Yok diyemem, şartlar uygun olursa neden olmasın? Şahsi menfaatim umurumda değil. Ülke menfaatine bir şey var mı yok mu ona bakarım. Olması gerekiyorsa yaparım. Acun Ilıcalı’nın yaptıklarını doğru buluyorum. En basitinden Türkiye’nin reklamı yapılıyor. Bir Türk’ün İngiltere gibi bir ligde söz sahibi olması gurur verici. Bir kapı oldu orası. Hem Türkiye’ye gelecek futbolcular açısından hem de Avrupa’ya açılmak isteyen Türk futbolcular açısından. Acun’un takımı başarılı olduğunda, Türk’ün takımı denilecek emin ol. Ülke adına yaptığı reklamın boyutu çok çok fazla. Yarın benim de önüme bir fırsat çıkarsa, düşünebilirim.”


Etiketler: 12 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.