Anıtlarıyla anıtlaşan sanatçı: Burhan Alkar

“Sanat eğitimi veren kurumlar daima vardır, ancak sanatçı titrini verenine bugüne kadar rastlanmamıştır.”

Heykel sanatının anıtlaşan isimlerinden Burhan Alkar, hayatını ve çalışmalarını anlattığı kitabın girişinde böyle yazar. OSTİM’deki atölyesinde, 93 yaşında bir delikanlının heyecanı size geçtiğinde, o tanımdaki “sanatçı”yı görürsünüz. 

Seymenler Parkı’nda Seymenler Anıtı, Sakarya Caddesi’nde Barış Antı, Atatürk Orman Çiftliği’nde Tarımcı Atatürk Anıtı, ODTÜ’de Uzay ve Gençlik Anıtı, TMO önünde Hasat Sonu Anıtı… Sadece Ankara’daki anıtlar bunlar. Her gün önünden geçtiğiniz anıtlar Burhan Alkar’ı tanıyınca daha da anlam kazanır. Anıtlarla anıtlaşmanın ne olduğunu anlarsanız, Burhan Alkar daha da anıtlaşır gözünüzde. 

İnternette özet yaşam öyküsü çıkar karşınıza: “1930 yılında Filibe’de doğdu. 1951 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünden mezun oldu. 1958 yılında aynı bölümün açtığı Modelaj Asistanlığı sınavını kazandı. 1960 yılında Fransız bursu ile gittiği Paris’te, Jülien Akademisinde Heykeltıraş Monsieur Mougene’in atölyesinde heykel ve rölyef çalışmaları yaptı.”

Ayrıntılarla anıtlaşır

Ayrıntılardadır Burhan Alkar’ın gerçek yaşam öyküsü. Her ayrıntıda onun kendini nasıl geliştirdiğinin izlerini görürsünüz. Ayrıntılarla anıtlaşır Burhan Alkar.

Filipe’de başlayan yaşam öyküsü 1939 yılında Turgutlu’ya göçle Anadolu’ya taşınır. Babasının genç yaşta vefatı Burhan Alkar’ı Adana Öğretmen Okulu’nu yönlendirir. 1947 yılında 19 yaşında okulu bitirdiğinde bir tren alır götürür onu ilk görev yeri Bingöl’ün Solhan ilçesine bağlı Arduşen’e…

Hayalinde başvurusunu yaptığı Gazi Üniversitesi Resim Bölümü, hayatının gerçeğinde beş sınıflı okulun tek öğretmeni. Yirmi gün sonra sınav çağrısı gelir. Kar diz boyu, yollar kapalı… Hayaller bir sonraki sınava bırakılmak zorunda kalır ve bir öğretim yılı tamamlanır. 

1948 yılında girdiği Gazi Eğitim Enstitüsü resim bölümünde modelaj dersleri Burhan Alkar’ın özel ilgi alanıdır. 1951 yılında tamamlanan eğitimin ardından Erzurum Lisesi’ne resim iş öğretmeni olarak atanır Burhan Alkar. 1953’te askerlik başlar, 1955 yılında terhis olduğunda Pulur Öğretmen Lisesi’nin resim öğretmenidir. 

Fransa’nın bursuyla Paris

Gazi Eğitim Enstitüsü’nde modelej asistanlığının ardından gönlünden geçen heykel ihtisasına başlar. 1960 yılında Paris Julienne Akademisi’nde Fransa hükümetinin bursuyla gider. Gecikmeli gitmiş olsa da başarma kararlılığı önderlik eder çalışmalarına. 

1961 yılında Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde yıl sonu sergilerinden ödüller ve 1965 yılında Türkiye’ye dönüş. 1977 yılına kadar Gazi Eğitim Enstitüsü’nde modelaj öğretmenliği yapan Burhan Alkar, emekliliğin ardından 1978 yılında kendi atölyesini açar. 

Heykeltraş araştırmacıdır

Burhan Alkar, iyi bir araştırmacıdır aynı zamanda. Heykelini yaptığı konuya ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapar. Ayrıntılardar Burhan Alkar’ı farklı kılan. Seymenler Parkı’ndaki Seymenler Antı’nın yapılışı bunun en iyi örneklerinden biridir. Şöyle anlatır Burhan Alkar:

“Heykel talebi iki kelime olarak geliyor bana. Hatta tek kelime… Mesala Seymenler Anıtı… Seymenler hakkında hepimiz bir şeyler duymuşuzdur. Ancak sözkonusu bir anıt ise onun hakkında çok dikkatli ve titiz bir araştırma, inceleme, okuma gerekiyor.  Okumadan, araştırmadan yapmak mümkün değil. 

Ben de biliyordum Seymenler hakkında birçok şey. Değişik kutlamalarda ve etkinliklerde görüyorsunuz. Ancak, anıt yapmak için bunlar kâfi değil. Ansiklopediler karıştırmak zorundasınız. Ben anıt yapılacak konuyu en az üç ay incelerim, araştırırım. Evvela tanırım onu… Geleneklerini, göreneklerini inceledim. Öyle kulaktan dolma bir şeylerle olmaz. 

Seymenler Klübü’ne gittim. Orada kıyafetlerini, duruşlarını, gösterilerini her şeyini inceledim. Onlar da anlattılar. Onlar hakkında her şeyi bilmem gerekir. Üç ay inceleme yapmıştım. Onlar hakkında genel ve temel bilgiler aldım. Onlar hakkında her şey adeta avucumun içindeydi. Orta Asya’dan Oğuzlar’dan bugünümüze kadar geleneklerini araştırdım. Seymenler neşe kaynağıdır Oğuzlarda. Seymenler gerektiğinde savaş olduğunda hemen toplanıyorlar orduya katılıyorlar.”

Anıtına tüm bunları yansıtır Burhan Alkar. Araştırmanın yansımalarını görürsünüz Seymenler Parkı’ndaki Seymenler Anıtı’nda… Saz çalan Seymen, at üstünde bayrak tutan Seymen, Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi, Seymenlere seslenişi

“Benim anıtlarımda tek başına bir ifade çok azdır. Bir bütünlük içinde, bir kompozisyon içindedir anıtlarım” diyor Burhan Alkar. 

İçinde heykel yapmanın coşkusu, bir şeyler üretmenin telaşı… Bakışlarındaki pırıltılar… Burhan Alkar; sanatıyla, yaptıklarıyla, yapacaklarıyla, coşkusuyla bir anıt insan!


Etiketler: 17 okunma

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir