Genel

Akaryakıtta ÖTV katlandı

Akaryakıtta ÖTV katlandı

Akaryakıtta ÖTV oranları artırıldı

Akaryakıt üzerinden alınan özel tüketim vergi (ÖTV) oranları artırıldı. 

Yeni ÖTV oranlarıyla benzin fiyatı 4 lira 25 kuruş, kurşunsuz benzinin fiyatı 6 lira 10 kuruş, motorin fiyatı 5 lira 75 kuruş, otogaz fiyatı ise 4 lira 95 kuruş zamlandı.  

Yeni ÖTV oranları Resmî Gazete’de yayımlandı ve uygulanmaya başlandı. 

Buna göre bazı akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV tutarları ile artış miktarları şöyle: Mal İsmi Uygulanan Vergi Tutarı (TL) Yeni Vergi Tutarı (TL) Artış miktarı Birimi Benzin  2,1500 6,4049 4,2590 Litre Kurşunsuz benzin  95 oktan 1,3313 7,5265 6,1952 Litre Kurşunsuz benzin 98 oktan 1,5836 7,8899 6,3063 Litre Motorin 1,2931 7,0559 5,7628 Litre Motorlu taşıt yakıtı doğalgaz 0,8599 2,7944 4,9673 Metreküp  Sıvılaştırılmış Propan 0,8107 5,7780 4,9673 Kilogram Sıvılaştırılmış Bütan 0,8107 5,7780 4,9673 Kilogram Otogaz 0,8107 5,7780 4,9673 Kilogram Tepkiler

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya paylaşımında, “Geçtiğimiz hafta yapılan zamlarla, yeni maaşlar daha yatmadan erimişti. Dün gece itibariyle, eski maaşları da yemeye başladılar. Peki iktidarın şatafatlı hayatında bir değişim var mı? Yok! Cefayı bal eylemek millete, sefasını sürmekse saray ve şürekâsına…” dedi.  “Bütün ürünlere yansıyacak”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Twitter’dan yaptığı paylaşımda şunları yazdı: 

“Benzinin litresi 34,39 TL, motorinin litresi 32,60 TL, LPG’nin litresi 15,09 TL oldu. Bu zamlar bütün ürünlere yansıyacak. Fakirleşme ve yoksulluk artacak. Ancak Sarayın itibar harcamalarında azalma olmayacak. Sarayzadelerin gelirlerinde azalma olmayacak. 5’li çetenin vergi afları devam edecek. İhale almaya devam edecekler. Türk Milleti’ne ait son zenginlikler satılacak. Göçler artarak devam edecek. 

Bütün bunlar olurken bazı çevreler kaçaklar/sığınmacılara yani işgalcilere karşı demokratik tepkinin durması için provokasyon arayışları içinde. Türkiye’nin 13 milyon işgalcinin geri dönmesine ihtiyacı var. Kendi dillerinde okuma yazma bilmeyen cahil işgalcileri geri yollayıp doktorlarımızı ve yazılımlılarımızı Türkiye’ye geri getirmeliyiz. Yeni göçleri engellemek için sınırlarımızda mayın-ileri teknoloji ile Anadolu Kalesini inşa etmeliyiz. Sahte itibar harcamalarını durdurup tasarrufa başlamalıyız.” “Kabul edilemez”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu asil milletin kahramanlık destanı yazdığı günün gecesinde salalar okunurken iktidarın milletimize reva gördüğü bu zam kabul edilemez, yazıklar olsun” dedi.  “Fahiş zam”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, akaryakıttaki özel tüketim vergisi (ÖTV) artışının “tüm sektörlerde maliyetleri artıracağı için yeni zamlarda domino etkisi yaratacağını” söyledi. 

Akın, yaptığı açıklamada, “AK Parti iktidarı seçimden sonra vergi artışlarıyla başlattığı zam furyasını akaryakıttan alınan ÖTV’ye yapılan fahiş zamla devam ettiriyor. Yapılan son ÖTV zammıyla benzinin litre fiyatı 35 liraya, motorinin fiyatı ise 33,5 liraya dayanmıştır. Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını belirleyici olan brent petrolün uluslararası piyasalarda son aylarda neredeyse yüzde 40 oranında düşmesine karşın iktidarın imza attığı sözkonusu fahiş ÖTV zammı ne uluslararası konjonktürle ne de dünyadaki gelişmelerle açıklanabilir” dedi.  Türkiye’de ÖTV uygulaması

Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndan Cem Barlas Aslan, bir makalesinde, ÖTV konusunda şu değerlendirmeye yer veriyor:

“Uygulamaya konulduğu tarihten günümüze kadarki süreçte, ÖTV oran ve miktarları pek çok defa artırılmış ve ÖTV, KDV’den sonra en fazla hasılata sahip olan ikinci vergi konumuna gelmiştir. Bununla birlikte, Türkiye’de ÖTV artışları ve elde edilen gelir incelendiğinde, oran ve miktar artışlarının gelirleri düşürmediği, aksine ÖTV’den sağlanan gelirlerin arttığı ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan ÖTV, Türkiye’de verginin mali amacına hizmet eden iyi bir vergi tutamağı olmuştur.”

Türkiye, 17 Ağustos depremi ve 2001 ekonomik krizi sürecinde, tarihinin en ağır ekonomik ve sosyal bunalım sürecine girdi. Bu süreçte devletin gelir ihtiyacı had safhaya ulaştı. Bundan dolayı, ÖTV gibi yüksek gelir getire cek ve AB uyum sürecine katkıda bulunacak bir verginin yürürlüğe konulması ortaya çıktı. 

17.05.2002 tarihinde TBMM’ye sunulan üçüncü ÖTV Kanunu tasarısı 06.06.2002 tarihinde kabul edildi. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu 12.06.2002 tarih ve 24783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. 

Basitleştirme ve AB’ye uyum

Kanunun gerekçesinde, getirilen düzeleme AB’ye uyum sürecinin bir parçası olarak nitelendiriliyordu. Ayrıca “Özel tüketim vergisi uygulaması ile belirli ve az sayıda mal grubu kapsama alınarak bir yandan sözkonusu malların vergilendirilmesine ilişkin oldukça karmaşık hale gelen mevcut yapının basitleştirilmesi sağlanmakta diğer yandan ise basitleşen sistem yardımıyla yükümlülerin vergiye gönüllü uyumlarına katkı sağlanması hedeflenmektedir. Dolaylı vergiler alanında ciddi bir basitleştirme öngören bu Tasarıyla 16 adet vergi, harç, fon ve pay yürürlükten kaldırılmaktadır” deniliyordu. 

Durağan kalmadı

Uygulamanın başlamasıyla Türk Vergi Sistemi’ne ÖTV adı altında yeni bir vergi dahil oldu. ÖTV’nin yürürlüğe girmesinin ardından ise 16 adet vergi, resim, harç ve fon kaldırıldı. Bu şekilde bir anlamda AB uyum sürecine katkı sağlanmış diğer taraftan da Hazine’ye ÖTV gibi yeni ve yüksek bir gelir kaynağı yaratılmış oldu.  

ÖTV Kanunu; 6 tanesi geçici madde olmak üzere 26 maddeden oluşuyor. Bugüne kadar özellikle oran ve hadler başta olmak üzere ÖTV Kanunu’na ilişkin pek çok düzenleme yapıldı, günün sosyal ve ekonomik şartları doğrultusunda ÖTV uygulaması durağan kalmadı. 

ÖTV’de verginin konusunu, belirli bir iktisadi süreç içinde bulunan ve kanuna ekli dört listenin kapsamına alınmış mallar, gümrük tarife istatistik pozisyon numaraları itibarıyla yer alıyor. Bu bağlamda hizmetler verginin konusuna girmiyor. 

Zaman içinde ÖTV uygulaması, salt mali amaçlara hizmet den ve yüksek gelir getiren bir vergi tercihi oldu. Bu doğrultuda gelir artırmaya yönelik arayışlar gündeme geldiğinde ilk araç olarak karşımıza çıktı. Öyle ki, ÖTV zaman içinde KDV’den sonra en fazla hasılata sahip olan ikinci vergi konumuna gelmiştir. 

Her ne kadar ÖTV artışları, kamuoyu nezdinde ilk etapta tepki çekse de Türkiye’de bir direnç ortaya çıkmamakta, mali anestezi etkisi kendini göstermekte. Bununla birlikte ÖTV’ye tabi mallara ilişkin olarak kaçakçılık fiillerinin de daha cazip hale geldiği de bir gerçek. Bu özellikle akaryakıt ve tütün mamullerinde kendini gösteriyor. 





YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL