ABD’nin Latin Amerika’daki müdahalelerinin tarihi
ABD’nin bugün Venezuela’ya karşı “geniş çaplı bir saldırı” başlattığını duyurmasının ardından, Washington’un Latin Amerika’daki askeri müdahaleler ve diktatörlüklere verdiği destekle dolu geçmişi yeniden gündeme geldi.
Hayatını kaybeden eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile halefi Nicolas Maduro, birçok kez Washington’u darbe girişimlerini desteklemekle suçlamıştı.
Bu suçlamalar arasında, Chavez’in 2002’de iki günlüğüne görevden uzaklaştırılmasına yol açan darbe de bulunuyor.
Soğuk Savaştan bu yana ABD’nin Latin Amerika’daki başlıca müdahaleleri şöyle sıralanıyor: 1954 – Guatemala
27 Haziran 1954’te, Guatemala Devlet Başkanı Albay Jacobo Arbenz Guzman, ABD tarafından eğitilen ve finanse edilen paralı askerlerin düzenlediği darbe sonucu görevden uzaklaştırıldı.
Darbenin, güçlü Amerikan şirketi United Fruit Corporation’ın (bugünkü Chiquita Brands) çıkarlarını tehdit eden toprak reformunun ardından gelmesi dikkat çekti.
ABD, 2003 yılında CIA’nin bu darbede oynadığı rolü, komünizme karşı mücadele gerekçesiyle resmî tarihine dahil etti. 1961 – Küba
15–19 Nisan 1961 tarihleri arasında CIA tarafından eğitilen ve finanse edilen 1.400 Castro karşıtı milis, Havana’nın 250 kilometre güneyindeki Domuzlar Körfezine çıkarma yaparak, Fidel Castro’nun komünist rejimini devirmeye çalıştı ancak başarısız oldu.
Çatışmalarda her iki taraftan yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti. 1965 – Dominik Cumhuriyeti
1965’te ABD, “komünist tehdit” gerekçesiyle, 1963’te generaller tarafından devrilen solcu Devlet Başkanı Juan Bosch’u destekleyen ayaklanmayı bastırmak için Santo Domingo’ya deniz piyadeleri ve paraşütçüler gönderdi. 1970’ler – Güney Konisi diktatörlüklerine destek
Washington, sol silahlı hareketlere karşı bir set olarak gördüğü birçok askeri diktatörlüğü destekledi.
11 Eylül 1973’te Şili’de sosyalist Devlet Başkanı Salvador Allende’yi deviren darbede diktatör Augusto Pinochet’ye aktif destek sağladı.
ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, 1976’da Arjantin cuntasını destekleyerek “kirli savaşın” hızlı biçimde tamamlanmasını teşvik etti. 2003’te gizliliği kaldırılan belgelere göre, en az 10 bin Arjantinli muhalif kayboldu.
1970’ler ve 1980’lerde Arjantin, Şili, Uruguay, Paraguay, Bolivya ve Brezilya’daki altı diktatörlük, sol muhalifleri ortadan kaldırmak için “Condor Planı” çerçevesinde iş birliği yaptı.
Bu süreçte ABD’nin örtülü desteği vardı. 1980’ler – Orta Amerika iç savaşları
1979’da Sandinistalar, Nikaragua diktatörü Anastasio Somoza’yı devirdi. Managua yönetiminin Küba ve Sovyetler Birliği’ne yaklaşmasından endişe duyan ABD Başkanı Ronald Reagan, CIA’ye gizlice “Contras” adı verilen karşı devrimcilere 20 milyon dolarlık yardım sağlama yetkisi verdi. Bu fonun bir bölümü İran’a yasadışı silah satışlarıyla karşılandı.
Nikaragua’daki iç savaş Nisan 1990’da sona erdi ve 50 bin kişinin ölümüne yol açtı.
Reagan ayrıca El Salvador’da, Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesine (FMLN) karşı askeri danışmanlar gönderdi. 1980–1992 yılları arasındaki iç savaşta 72 bin kişi hayatını kaybetti. 1983 – Grenada
25 Ekim 1983’te ABD deniz piyadeleri ve özel birlikler, solcu bir cuntanın Başbakan Maurice Bishop’u öldürmesinin ardından ve Kübalıların askeri uçaklara uygun bir havaalanı inşa ettiği gerekçesiyle Grenada Adasına müdahale etti.
Reagan, Doğu Karayip Devletleri Örgütü’nün talebi üzerine “Urgent Fury” operasyonunu başlattı. Yaklaşık bin Amerikan vatandaşını koruma gerekçesiyle düzenlenen operasyon, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından büyük ölçüde kınandı ve 3 Kasım’da sona erdi.
Resmi rakamlara göre, 100’den fazla kişi hayatını kaybetti. 1989 – Panama
1989’da tartışmalı bir seçimin ardından Başkan George Bush, Panama’ya askeri müdahale kararı aldı. Operasyon, ABD istihbaratının eski işbirlikçisi General Manuel Noriega’nın teslim olmasıyla sonuçlandı.
Yaklaşık 27 bin Amerikan askeri “Just Cause” (Haklı Neden) operasyonuna katıldı. Resmi rakamlara göre, 500 kişi öldü, ancak sivil toplum kuruluşlarına göre ölü sayısı birkaç bini buldu.
Uyuşturucu kaçakçılığından hüküm giyen Noriega, ABD’de 20 yılı aşkın süre hapis yattıktan sonra Fransa ve Panama’da da cezaevinde kaldı.
Panama ayrıca, 1946’da kurulan ve 1984’e kadar ABD kontrolünde olan, birçok diktatörün eğitim gördüğü “Amerikalar Okuluna da ev sahipliği yapmıştı.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)