Minyatür Sanatçısı Figen Gürsoy’un “Anadolu sofrasına ben de bir tabak koymak istedim” diye ifade ettiği Minyatürlerle Yaşar Kemal’in Bütün Kitapları sergisi Ankara’da sanatseverlerle buluştu.
Sergi, 28 Şubat 2015 tarihinde hayata gözlerini yuman Yaşar Kemal’i anma etkinlikleri kapsamında, yazarın eşi Ayşe Semiha Baban Gökçel’in de katılımıyla Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde açıldı.
Sergide Yaşar Kemal’in yaşamı boyunca yazdığı 57 kitaba atfen 57 çalışma yer alıyor. Her bir çalışmanın altındaki karekodu okutarak büyük ustanın kitabındaki kahramanlar ve minyatürlere yansıması anlatılıyor.
Minyatür Sanatçısı Figen Gürsoy, Selanik-Drama’dan mübadeleyle gelen bir aileye mensup. Çocukluğu mübadeleyle gidenlerin boşalttığı bir evde başlıyor. Aslında minyatüre olan ilgisi de orada başlıyor.
Figen Gürsoy, çocukluğunu anlatırken, “evin yüklük denilen arka odalarında kitap okudum” diyor ve o kitaplardaki resimlerin hep ilgisini çektiğini söylüyor. Görsoy “O resimlere baka baka hayaller kurdum, dünyayı dolaştım o resimlerle. Zaman içinde elime gazetelerden dergilerden resimleri kesip biriktirmeye başladım” diye anlatıyor merakının başlangıcını. Matrakçı posteriyle ‘büyülenen’ liseli
Minyatür çalışma kararının lisede şekillenmeye başladığını belirten Figen Görsoy, bu süreci şöyle anlatıyor:
“Lisede İstanbul’a bir kültür gezisi olmuştu. Sahaflarda bize bir serbest zaman tanıdılar. Ben devlet parasız yatılı okulu öğrencisiyim. Cebimdeki harçlık bir tost, bir ayran parası… Bir sahafın kapısının önünde iplerle asılmış minyatür posterler gördüm. İçlerinden bir tanesi, ki o Matrakçı Nasuh’un Menazilname kitabındaki ilk minyatürdür. Bir İstanbul minyatürü… Büyülendim. Belki 30-40 dakika inceledim, tüm ayrıntılarına dikkat ederek. O gün, orada kararımı verdim: ‘Ben bu tekniği öğrenmeliyim.’
Posteri almak istedim, cebimde az param var. Gittim kitapçıya, ücretini sordum. ‘Ne kadar paran var’ dedi. Çıkardım parama masanın üstüne… Yarısın bana geri verdi. Eminim poster daha pahalıydı. Benim gözüm diğer posterde de kalınca… O da Levni’nin bir çalışmasıydı. ‘Haydi, onu da al’ dedi. Sonra, ‘bir dakika bekle’ dedi, içeri gitti. Bana ıslanmış, yaprakları birbirine yapışmış, satamayacağı âtıl bir minyatür kitabını hediye etti. O kitap benim kararımda bir perçindi.” Hekimlik ve biriktirme dönemi
Figen Gürsoy, liseden sonra tıp fakültesini kazanır. Fedakârlık isteyen bir eğitim ve meslek yaşamı başlar. Minyatür çalışmasını hekimlikle birlikte yürütemeyeceğini görür ve emekliliği hak ettiği gün minyatür çalışmasına başlama hedefini belirler. Emekliliği hak ettiğinde yirmi yıllık mesleğini sonlandıran Gürsoy, “Minyatür çalışmak için emekli oldum. Son iki yılın iznini de kullanmadım, zamanı gelince hemen dilekçemi verdim” diye anlatıyor.
Figen Gürsoy, emekli olur olmaz o dönemdeki adıyla Kültür Bakanlığının açtığı minyatür eğitimlerine kaydını yaptırır. Gürsoy, bu süreci şöyle anlatıyor:
“Öğretmenimiz güzel sanatlar akademisinden emekli olmuş bir öğretmendi. Bizi tam bir akademik disiplinle yetiştirdi, dört yıl. Sonra aynı öğretmenle biz devam ettik. Altı yıl, dışarıda başka bir atölye çalışması yaparak. Onuncu yılımı tamamladığımda ben izin istedim. Çünkü hayallerim vardı.
Emeklilikten beş yıl önce, daha minyatür öğrenmeden neler yapacağıma karar vermiştim. Meslek yaşamım boyunca da kazandığım tüm parayı minyatür kitaplarına yatırmıştım. Kendi kütüphanemi oluşturmuştum. Şimdi de yararlanıyorum o kütüphaneden, daha da gelişti…
Yollarımı belirlemiştim. İlk olarak tıp ve minyatürü birleştiren işler yapacaktım. İlk yolum oydu ve bu gerçekleşti. Hâlâ da oluyor… Dönem arkadaşların akademisyen oldular. Onların yaptıkları kongreler, onların afişleri, kitaplarının kapağı, kongrelere eşlik eden sergiler…Minyatür ve tıbbın bir araya gelebileceği… Ne isterlerse benden hepsine destek vermeye çalışıyorum. ‘Yarım kalan hikayeleri tamamlamak’
İkinci yolum mübadele ve göçe dair yazılmış kitapları minyatürlemekti. Minyatür resim, matbaanın olmadığı dönemde el yazması kitapların içeriklerini pekiştiren resim. Kitap resmiydi minyatür. Ama matbaadan sonra kitaptan çıktı. Ben şimdi okuduğum kitapların minyatürlerini çalışarak… Eskiden bir arada olan ve sonradan ayrılan bu iki değeri yan yana getirmeye çalışıyorum. Kendime seçtiğim yol bu. Mübadele ve göçe dair kitapları minyatürlemek aklımdaydı. Atalarımın yarım kalan hikâyelerini tamamlama çabası belki de…”
Figen Gürsoy, üçüncü olarak da kendisini büyüleyen o minyatürün yer aldığı, Matrakçı Nasuh’un Menazilname’sindeki 116 minyatürü yeniden hazırlama hedefini belirler. Bunu “Matrakçı Nasuh’a bir saygı duruşu” olarak niteleyen Görsoy, bunu da gerçekleştirir. Birlikte çalıştığı öğrenciler ve bakanlığın da destek verdiği bu çalışma İzmir, Ankara ve İstanbul’da sergilenir, büyük ilgi görür.
“Anadolu sofrasına bir tabak eklemek”
Figen Gürsoy, bir başka hayalinin de Yaşar Kemal’in bütün kitaplarını minyatürlemek olduğunu belirterek, bu süreci şöyle anlatıyor:
“Neden Yaşar Kemal? Ben Anadolu’yu çalışmak istedim. Üzerinde doğup büyüdüğüm, beni beslemiş, büyütmüş, mayalamış, demlendirmiş Anadolu’yu… Onun cömert sofrasına ben de bir tabak eklemek istedim. Çok yedim o sofradan çünkü… İşte benim tabağımda da minyatür resim vardı.
Ben Anadolu’yu minyatürle nasıl çalışırım diye düşündüğümde, kitaplarla çalışacağım. Bana göre Yaşar Kemal en iyi yazmış yazar. Başka biri için başka bir yazar olabilir. Hiçbirine haksızlık etmek istemem. Ben bana iyi geleni seçtim. Onun yazdığı bütün kitapları bütün kitapları minyatürlersem… Böylece Anadolu’ya, edebiyata, kitaba, sanata resme, sanata ve Yaşar Kemal’e toplu olarak teşekkür etmiş olurum diye düşündüm.
Dört yılda bu çalışmayı gerçekleştirdim. Tabi en önce Yaşar Kemal’in mirasçılarıyla görüştüm, izin aldım. Coşkuyla onayladılar. Minnettarım…
Sonra ilk yıl Yaşar Kemal’in yaşamı boyunca yazdığı 57 kitabını okudum. Notlar aldım her kitaptan. İkinci yol o notlarımdan eskizleri çalıştım. Üçüncü ve dördüncü yıllarda da kağıtlarımı hazırlayıp üstüne geçirdim, boyadım, uyguladım. Ve böylece seri tamamlandı.”
Yaşar Kemal kitaplarını anlatan serinin sergisi iki yıldır sürüyor. Çalışmalar İzmir, sonra Eskişehir, Bandırma, Denizli, Bursa, Balıkesir, Selçuk (İzmir), Paris ve Urla’da sergilendi.
Minyatürlerle Yaşar Kemal’in Bütün Kitapları sergisi Ankara’da Yaşar Kemal Kültür Merkezi fuaye alanında 21 Şubat’ta başlaya sergi 28 Şubat’a kadar sürecek.
Figen Gürsoy hakkında
Selanik-Drama’dan mübadeleyle gelen bir aileye mensup olan Figen Gürsoy, Figen Gürsoy, 1962 yılında Manisa’nın Akhisar ilçesinde doğdu.
Devlet parasız yatılı okulunda liseyi okudu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985 yılında bitirdi. Gürsoy, emekli olduktan sonra minyatür çalışmalarının yanı sıra farklı dallarda da eğitimini sürdürdü.
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde 2013 yılında Sosyoloji Bölümü, 2017 yılında da Kültürel Miras ve Turizm Bölümü’nde mezun oldu.
1991 yılında “As Vitray” Özel El Sanatları kursundan eğitim ve sertifika aldı.
2006-2008 yılları arasında Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nde Geleneksel Türk Süsleme Sanatları’ndan Minyatür ve Tezhip konularında eğitim ve sertifika aldı.
2006-2015 yıllarında İzmir’de “Rengahenk Grubu”nda Minyatür ve Tezhip çalışmalarını sürdürdü.
Halen bireysel olarak minyatür çalışmalarını öğrenici , üretici ve öğretici olarak minyatür yoluculuğuna devam ediyor.
2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açtığı 17. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışması’nda “İstanbul Yedi Tepeli Şehir” çalışması ile “Başarı Ödülü”nü alan Gürsoy’un çalışmaları çok sayıda sergide sergilendi.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)