Trump, 2026 Davos’una damgasını vurmaya hazırlanıyor
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yıllık toplantısı için bir kez daha siyaset, ekonomi ve kültür dünyasının önde gelen isimlerini ağırlıyor.
İsviçre’nin Alp dağlarındaki Davos kasabasında19 Ocak’ta başlayan etkinlik ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası düzeni yıkmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Bunlar arasında yerleşik ticaret kurallarını altüst edilmesini, BM iklim anlaşması da dahil olmak üzere uluslararası kuruluşlardan ABD’nin çekilmesin, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılmasını ve müttefiki Danimarka’dan Grönland’ı ilhak etmekle tehdit etmesini saymak mümkün.
WEF toplantısının başlamasından sadece birkaç gün önce Trump, Almanya, Fransa ve İngiltere dahil olmak üzere sekiz NATO müttefikine, Arktik adasını kontrol altına alma çabasını desteklemezlerse gümrük vergisi uygulayacağı tehdidinde bulunarak Avrupa müttefiklerinin sert tepkisini çekti.
Trump’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana büyük ölçüde yürürlükte olan uluslararası kurallara saldırısı ve bunun küresel barış, siyaset ve ekonomi üzerindeki etkisi, 19 Ocak’ta başlayan ve “Diyalog Ruhu” temalı beş günlük etkinlikte ana konular arasında yer alması bekleniyor.
WEF Başkanı ve CEO’su Borge Brende, “Belirsizlik dönemlerinde diyalog bir lüks değil, acil bir gerekliliktir. Derin jeoekonomik ve teknolojik dönüşümün damgasını vurduğu uluslararası işbirliği için kritik bir dönemeçte, bu yılki yıllık toplantı bizim için en önemli toplantılardan biri olacak” dedi. Katılan liderler
Donald Trump’a, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Suriye lideri Ahmad el-Şara dahil olmak üzere 60’tan fazla devlet ve hükümet başkanı eşlik edecek.
Davos’ta şimdiye kadarki en büyük ABD heyeti Trump ile beş bakan ve diğer üst düzey yetkililerden oluşan, Davos’a giden en büyük ABD heyetine liderlik ediyor. Trump’ın zirve kapsamındaki konuşmasını 21 Ocak’ta öğleden sonra yapması planlanıyor.
Heyette Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner de yer alıyor. Bu heyet, Ukrayna, Venezuela, Gazze ve İran’da, tanıkların hükümet karşıtı protestolara karşı acımasız bir baskı uygulandığını bildirdiği konularda yüksek profilli tartışmaların sahnesini hazırlıyor. Ukrayna görüşmeleri
Trump’ın, ana etkinliğin kenarında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ve Kiev’in G7 müttefikleriyle (Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, Kanada ve Avrupa Komisyonu başkanının liderleri dahil) bir araya gelerek, Rusya ile olası bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna’nın güvenlik garantileri için ABD’nin desteğini talep etmesi bekleniyor.
ABD’nin güçlü varlığı, kasabanın ana Promenade caddesindeki küçük bir kilisede yer alan ve ABD’li yetkililerin etkinlikler düzenleyeceği ve yatırımcılarla ağ kuracağı ilk “USA House” ile tamamlanacak. Rutte de Trump’ı bekliyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Trump’ı bekleyen isimler arasında.
İttifakın iki üyesi arasında Grönland’ın ihlakı konusunda müttefikler arasında başlayan kriz, NATO’da çatlak yaratacak bir konu olarak görülüyor.
Bu krizle bir hayli meşgul olacağı tahmin edilen Rutte bir X paylaşımında “Grönland ve Kuzey Kutbu’ndaki güvenlik durumu hakkında @POTUS ile görüştüm. Bu konuyla ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve bu hafta Davos’ta kendisiyle görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” diye yazdı. Çevreciler tepkili
Davos’a katılacak liderlerin gelişi ülkedeki hava trafiğini de yoğunlaştıracak.
Forum kapsamında bir araya gelecek “elit” grup, her yıl olduğu gibi küresel sorunları, eşitsizliği ve iklim krizini konuşacak.
Ancak Greenpeace Orta ve Doğu Avrupa ofisinin (CEE) yayınladığı “Davos in the Sky” (Gökyüzündeki Davos) raporu “bu toplantıların perde arkasındaki ikiyüzlülüğü ve gezegene maliyetini” sayılarla ortaya koyuyor. Bu elitler süslü cümlelerle “dünyayı kurtarmaktan” söz ederken, gökyüzünde yaşananlar bambaşka bir durumu yansıtıyor.
Rapora göre, geçen yılki zirve döneminde Davos çevresindeki havalimanlarında tam 709 ek özel jet uçuşu tespit edildi. Bu sayı, Davos’a katılan yaklaşık her dört kişi için bir özel jet uçuşuna denk geliyor.
Veriler, durumun her yıl daha da kötüye gittiğini gösteriyor. Özel jet trafiği, bir önceki yıla (2024) göre yüzde 10 artmış, 2023 yılına göre ise tam üç katına çıkmış.
Greenpeace analizine göre, bu rotaların yüzde 70’i trenle kolayca gidilebilecek mesafede bulunuyor. Yani bu kirlilik bir “zorunluluk değil, şımarık bir tercih.”
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)